Posterous theme by Cory Watilo

26.02.2012 (Cesar'ın günlüklerini paylaşıyorum)

Bunlarda haftasonu diye bir kavram var ve bugün o şeyin ikinci günüymüş. Bu evde de Möyk’ten başka bi insan daha yaşıyormuş (Murti), iş için şehirdışındaymış ama dün akşam döndü. Bugün sürüce arabaya binip bambaşka bir ormana gittik. Yol kenarlarında yerlerde beyaz ve soğuk birşey vardı. Basınca yokoluyor gibi oluyor böyle, çok acayip. Burnumu soktum, yuvarlandım, çok eğlendim.

Img_9388
Img_9361
Img_9380

 

Suzie kirli bir suya girip yüzdü, ben yüzmek istemedim. Murti tasmamı çıkarıp cebine koyunca da kıllandım biraz, “o benim şeklinde bir bakış attım!

 

Eve dönünce yine küvet! Möyk bazen elinde o tadı güzel şeyle küvetin içinde bekliyor beni uzun süre, “gel gel” diyor. Bu arada Suzie de bir içeri bir dışarı atlayıp çok kolay olduğunu göstermeye çalışıyor. Henüz kendimi hazır hissetmiyorum ben ama!

25.02.2012 (Cesar'ın günlüklerini paylaşıyorum)

Bugün Möyk bizi alıp arabaya attı ve evden uzaklaşmaya başladık. Suzie o kadar mutlu ve heyecanlıydı ki eğlenceli bir yere gittiğimizi tahmin ettim. Haklıymışım!

Img_92291
Möyk’ün bir sürü köpeği olan bir arkadaşıyla buluştuk, bir ormanda koştuk saatlerce. Ophelia, Darcy, Peanut’la tanıştım, oynadık. Hepsi bir yerlerde çok kötü durumda bulunmuşlar.
Img_9251
Darcy yıllar önce kurtarılmış olduğu barınaktan bahsetti biraz. Peanut çok soğuk bir havada tek başına ormand hayatta kalmaya çalışan bir bebekken nasıl eve alındığını anlattı. Ophelia geçmişi hatırlamak istemediğini söyledi, “e iyi o zaman, koşalım” dedim ben de!
Img_92341

Img_9188
Eve geldiğimizde yine beni küvet denen o şeye soktu Möyk. Dışarıdan eve geldiğimizde hep buna girip yıkanıyoruz. Bence çok gereksiz! Tek iyi yanı içindeyken ağzıma güzel birşeyler vermesi. Yine de henüz Suzie gibi küvete kendi isteğimle atlamak istemiyorum. Hem Suzie atladığı halde ona birşey verilmiyor, en iyisi nazlanmayı sürdürmek!

23.02.2012 (Cesar/Arthur'un günlüklerini paylaşıyorum)

Sevgili Günlük,

Dün hayatımın en acayip günüydü! Önce Funda abla beni Çiğdem ablalardan alıp bir yere götürdü, orda beni yıkadılar. Sonra eve gittik. Evde kediler vardı ve bir tanesi Funda ablanın bana verdiği yemekleri burnumun ucundan çaldı, ben de seyrettim.

Img_9070
Birkaç saat sonra 2 insanla bir köpek yavrusu da geldi eve. Biraz takıldık 2 kedi, 2 köpek ve 3 insan olarak. İnsanlarla biz köpekler yürüyüşe çıktık sonra. Orda anladım ki biz bir sürüyüz!

Kordon’da yürürken sonra olacaklardan habersizdim. Gündüz beni bol bol yürütüp yordular. Uyumam için bir kutuya koyduklarında sesimi çıkarmadım, “haklısınız, dinlenmem lazım” dedim. Kutudan çıktığımda değişik bir yere gelmiş gibiydik.

Img_0756

Ve sevgili günlük, bu sabah ilk kez bir evde uyandım! Biraz sıcak geldi gerçi ama yanımdaki köpek (Suzie’ymiş adı) “alışırsın, en başta bana da öyle gelmişti” falan dedi. Yine bir sürü yürüyüş yaptık, çok çok yemek yedik. Dün Funda ablalara gelen insanlardan biri ismimin Cesar olmasını önerdi, artık bana Cesar diyorlar. Diğeri de evde beraber uyuduğumuz insan, ben de ona Möyk diyorum. Möyk beni biraz zayıf buldu, sabah akşam bir sürü yemek veriyor. Kırmızı ve beyaz etler, kemikler.. Bu evdeki köpekler böyle besleniyormuş, Suzie öyle dedi. Şimdilik herşey iyi gidiyor, bakalım daha neler görücaz..

Arthur ve Bizim Ev

Size anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki, düşündükçe nereden başlayacağımı bilemeyip erteliyorum.

Ne de olsa biraz daha uykunun kimseye zararı yok.. Eğer bir ev köpeğiyseniz..

Ama eğer değilseniz.. hayat çok zor..

İzmir’den beklediğimiz geçici kardeş Arthur (eski adıyla İstasyon), Funda ve Çiğdem Ablalar sayesinde İzmir'de güvenli bir yere alındı. Tehdit edildiği yerden alınırken, bulunduğu yerdeki güvenlikler “köylüler tüfekle geldi, ‘vurmayın kesin alacaklar’ dedik, ikna ettik. Bugün son gündü” demişler.

Onu yanımıza getirecek kimseyi bulamayınca annem İzmir’e gidip bizim yakışıklıyı kendisi almaya karar verdi ancak aradaki günlerde işleri olduğundan ancak 22 Şubat Çarşamba günü gidebiliyor.

Arthur şu anda güvenli ancak sürekli bağlı kalmak zorunda olduğu bir yerde. Ortamı pek beğenmemiş, kaçmış bağlı değilken. Zaptedebilmek için bağlamak durumunda kalmışlar. Bilmiyor ki bir haftacık daha sabretse bizim yanımıza gelecek..

Img_4415

Siz İzmirliler’den ya da o tarafta tanıdığı olanlardan ricam önümüzdeki 5-6 gün ona evinizi açacak bir yer bulmamıza yardım etmeniz. Bahçe olmaz, evin içinde olması gerekiyor, gelip burda kalacağı ortam gibi..

Bu arada bizim evin kocaman, bahçeli falan olduğunu zannedenler varmış. Evimiz tam olarak 90 metrekare – diyemeyeceğim – çünkü bu alanın da bir kısmı annemin ofisi! Homfis gibi bişey diyo bi odaya, ne demekse!

Img_3083

11. katta oturuyoruz, balkonumuz yok. 4 yıldır bu evdeyiz, komşulardan bizimle ilgili annemlere söylenen tek şey “sizinkiler nasıl köpek yaa? Hiç mi gıkı çıkmaz bunların? Daha sesini duymadık” oluyor. Sık sık “siz köpekleri verdiniz mi?” diyen yan komşumuz vardı hatta, annem bu soruya her seferinde “daha önce seslerini duyduğunuz mu olmuştu ki? Hem çocuklarımızı niye verelim?!!!” diye cevap vermekten baygınlık geçiriyordu, enerjisinden anlayabiliyordum.

Hayır, bize sakinleştirici de vermiyor tabi ki! Delirdiniz mi siz?!

Img_4452

Img_3427
Biz sadece uzun yürüyüşler yapıyoruz. Bu kadar.. Hepimize iyi geliyor, insan olsun, köpek olsun.. Uzun yürüyüş harika birşeydir. Fırsat buldukça ormanlara gidip serbest de koşturuyoruz, saatlerce oynuyoruz. Zaman kısıtlıysa evimizin yakınlarında yürüyoruz, her sürü gibi beraber yürüyüş yapmayı çok seviyoruz.
Img_2356

Img_2295
Eve her zaman yorgun geliyoruz. Haliyle mutluyuz.. Evde oturuyoruz, yatıyoruz, annem açarsa müzik dinliyoruz, bazen hayvanlarla ilgili belgeselleri seyrediyoruz, istersek halının üzerinde oyun oynuyoruz. Katır kutur kemiklerimizi yiyoruz, evde insan kim varsa elinin altına kafamızı sokup kendimizi okşatıyoruz falan.. Hayatımız böyle geçiyor..

 

Img_0950

İlk konuya dönecek olursak sevgili insanlar,

İzmir’de 22 Şubat sabahına kadar Arthur’a geçici ev olabilecekler bana buradan ulaşabilecekleri gibi “dur çocuum, anneni ver bakim, onunla konuşucam” derlerse oykubuyukdere@gmail.com adresine mail da atabilirler.

Benim erkek versiyonuma yuva ya da ulaşım arıyorum! Bu yakışıklıyı eve atmama yardımcı olur musunuz?

Bu sabah annemle facebook’ta bakınırken bana benzeyen bir köpeğin fotoğraflarını gördük. Başlıkta “hikayesini hemen okuyun” yazdığından – ya da bütün hikayeleri zaten okuduğumuzdan – korku filmi gibi bu hikayeyi okuyuverdik.

222207_10150171645739539_525734538_6661344_8136065_n

Bu köpiş sağlık sorunu nedeniyle dikkat çekmiş, sokaktan alınmış, sonrasında iyileşmiş. Yuva bulmak çok zor olduğundan sokaktaki yerine geri dönmüş.

Ancak bu köpiş kardeşimiz yakındaki bir köye gidip tavuklara zarar verdiği için oradakiler köpeği silahla vuracaklarını söylüyorlarmış, tehdit ediyorlarmış. Başına her an herşey gelebilirmiş anlayacağınız!

215687_10150171646614539_525734538_6661370_7314796_n

Bir an için annemle birbirimize baktık ve bu kardeşe yardımcı olmaya karar verdik.

Kalıcı bir yuva bulana kadar bizimle kalacak. Bu arada kısırlaştırılacak, tuvalet eğitimi alacak, tasmayla yürümeyi öğrenecek. Lokum gibi bir ev köpeği olduğunda yuva aramalarımıza hız vereceğiz.

Bu planın ilk adımı onun Aliağa’dan İstanbul’a gelmesi. Otomobiliyle gelecek birine harika bir yol arkadaşı olur. Çok mülayim, sakin ve uysal bir köpekmiş. Daha önce veterinere götürüldüğünde de kendi hop diye arabaya atlayıp yolda uyumuş.

229427_10150171647009539_525734538_6661388_8256937_n

Onu İzmir’den İstanbul’a getirecek bir tanıdığınız var mı?

İzmir'de sahiplenecek bir tanıdığınız varsa daha da güzel!

İyi haberlerinizi bekliyoruz..

McDonald's gibisi yok hakikaten (!) Vidyoyu mutlaka seyredin!

Geçen Cuma Amerika’nın Kansas City şehrindeki bir McDonald’s şubesinin radyolara verdiği reklam bütün dünyadan olağanüstü tepki çekti. Bu tepki; kınama, karşı çıkma, McDonalds’ın reklamı geri çekip özür dilemesini isteme şeklindeydi.

Yeni bir ürünün tanıtımı için “McDonalds’s’da yeni bir ürün denemek riskli değildir, sokaktaki bir pitbullu sevmek risklidir” gibi akıl almaz ve cahilce bir cümle sarf edilen reklamı duyan binlerce pitbull sahibi reklama tepkilerini McDonalds’a mesajlarını yazıp köpekleriyle çektirdikleri fotoğraflarda göstererek ortaya koydu.

McDonald’s bu durum üzerine hemen aksiyon alarak özür diledi ve reklamı kaldırdı. Bana sorarsanız kuru kuruya bir özür yetmez ve dünyanın çeşitli ülkelerinde barınaklara dolgun bağışlar yapmadan olmaz. Zamanında barınakta aç kalıp donma tehlikesi geçirmiş bir köpek olarak söylüyorum!

Pitbulllar bir köpek cinsi. Aynen golden retriever ya da Sibirya husky’si gibi bir cins.. Fast-food şirketleri için reklamın iyisi kötüsü var mıdır bilmiyorum ama pitbull’lar için var. Yaklaşık 20 yıldır kötü köpek muamelesi görme piyangosu onlara vurmuş durumda (ondan önce Alman çoban köpeklerineydi). Bol rating’li haberlere konu olmak için bol miktarda iftiraya maruz kalıyorlar. Pitbull’larla ilgili daha sonra uzun uzun konuşacağız...

Alttaki fotoğraflar bizim Piti’nin.. Kendisini birkaç ay önce annemin bir arkadaşı köpek dövüştürdüğünü düşündüğümüz birinin elinden almıştı. Her köpek gibi çok iyi niyetli, sevimli, şahane birşey. İki küçük çocuklu evinde mutlu, huzurlu hayatını sürdürmekte şu anda.

 

Img_6863
Img_6687

Img_6845

 

McDonald’s’a dönecek olursak aslında bu konuyu açmamın nedeni az önce annemle izlediğimiz bir vidyo. Tepkisini gösteren binlerce pitbull sahibinden gelen, çocukları ve bebekleriyle çekilmiş pitbull fotoğraflarının bir kısmını vidyoya dönüştürmüşler, harika olmuş. Söz konusu pitbullların hepsinin çeşitli yaşlarda sahipsiz kalıp kurtarılmış köpekler olduğunu hatırlatmakta da fayda var:

Bu vidyodaki yüzlerde mesajdan birkaç tanesini anneme tercüme ettirdim:

 

Hey McDonald’s, my Delta certified therapy dog and her brother are both rescued stray pitbulls.

Hey McDonald’s, Delta sertifikalı terapi köpeğim ve abisi, ikisi de sokaktan kurtarılmış pitbulllar.

 

 Hey McDonald’s, our pitbulls are rescued strays and eat better than your customers.

Hey McDonald’s, bizim pitbulllarımız kurtarılmış sokak köpekleri ve senin müşterilerinden daha sağlıklı besleniyorlar.

 

Hey McDonald’s, my name is Laycee and I’m a rescued stray! Petting me is safer than eating your crappy food.

Hey McDonald’s, benim ismim Laycee ve ben kurtarılmış bir sokak köpeğiyim. Beni okşamak senin yemeklerini yemekten daha güvenli.

 

 My rescued pitbull Jeany is better for my heart than your McNuggets!

Kurtarılmış pitbulllum Jeany kalbim için senin tavuklarından çok daha faydalı.

 

Hey McDonald’s, I was a rescued stray. Donate to an animal shelter and make a positive difference!

Hey McDonald’s, ben kurtarılmış bir sokak köpeğiyim. Bir barınağa bağış yap ve olumlu bir fark yarat!

 

Hey McDonald’s, wish we could be as forgiving as our rescued strays.

Hey McDonald’s, keşke biz de sokaktan kurtardığımız köpeklerimiz kadar affedici olabilseydik.

 

Hey McDonald’s, I’m not a pitbull, but my best friends at the dog park are. What good is a cheeseburger if I can’t share it with my friends? :(

Hey McDonald’s, ben bir pitbull değilim ama kopek parkında oynadığım en iyi arkadaşlarım pitbulllar. Eğer arkadaşlarınla paylaşmayacaksan bir cheeseburger ne işe yarar ki? :(

 

Dear Mc Donald’s, I’m a rescued stray pitbull. I’ve never judged your food, so please don’t judge my breed.

Sevgili McDonald’s, ben sokaktan kurtarılmış bir pitbulllum. Senin yemeğini hiçbir zaman yargılamadım, lütfen sen de benim cinsimi yargılama.

 

Hey McDonald’s, my pitbull used to love to rescue stray nuggets, now we’d rather pet a salad :)

Hey McDonald’s, benim pitbullum sahipsiz nugget’ları kurtarmayı severdi ama artık salatayı seveceğiz :)

 

 My pitbull is a rescue – safer than processed “chicken.” Cuter, too!

Benim pitbullum kurtarılmış bir köpek – işlenmiş tavuktan daha güvenli. Daha da şirin!

Bizim rehber kardeşler..

Ben annemlerle her yere gidiyorum, misafirliklere, gezmeye, caddeye, brunch'a, crunch'a (lafın gelişi yahu..).

Birçok köpekle karşılaşıyorum.

Konuşuyoruz ööle,

- naapıyosun?

- hiiç, yürüyos işte. sen?

- iyiyim ben de, misafirliğe gidios ananeme. ay annem gidiyo, hadi görüşürüs! hef!

 

Nedense hiç "rehberiyim ben bu insanın, göremiyo bu, bilio musun? yol gösteriom ben" gibi birşey diyen köpekle karşılaşmadım.

Siz karşılaştınız mı? Annem diğer ülkelerde çok olduğunu söylüyor ama ben Türkiye dışına çıkmadığım için bilmiyorum.

Bu vidyoyu izlemeniz lazım (maalesef İngilizce):

http://video.nytimes.com/video/2012/02/02/magazine/100000001327520/wonder-dogs.html

 

Annemin lise arkadaşı Başak göndermiş bunu; teşekkür ederiz Başaaak!

 

Birçok ülkede rehber köpekler birçok iş yapıyorlar. Terapiler, bazı psikolojik rahatsızlığı (mesela panik atak diye bir hastalık varmış) olan insanların yanından ayrılmamak, kriz geçirilen her türlü hastalıkta can yoldaşlığı gibi.

Yeni yılınız kutlu olsuuun!

Biraz geciktiğimin farkındayım ama daha önümüzde 11 ay varken 1 ay gecikmenin lafı mı olur!

Yılbaşında ablamla komik resimler çektirmiştik. Onlara, sevgilim Alfredo Kendigelen'in annesinin gönderdiği fotoğrafın doğru olmadığını kanıtlamak için bizim fotoğraflarımıza bakarken rastladım.

İddiaya göre sevgili okuyucularım, aşağıdaki resimde General Manager (Genel Müdür) pozisyonundaki köpek ablam Alex, Manager (Müdür) pozisyonundaki köpekse benmişim.

 

Mudur

Sorarım size, ne alakamız var!

Img_7687
Img_77141

Geri döndüüüüm!

Yazarlık kariyerimi bir kenara attığımı zannetmeyin sakın, ben hep yazıyorum. Bir süredir defter kullanıyordum, annemin bilgisayarını ele geçirmek zor oluyordu. Ama hiç merak etmeyin, bundan sonra sürekli buradayım.

Img_7986

Hergün anlatacak bir sürü yeni olay olmuyormuş gibi o kadar çok şey de birikti ki! Artık yaz yaz bitiremem! Kaç köpek kurtarıp misafir ettik, sayamıyorum bile.. Kalıcı yuvasına her gidenle hüzünlü bir mutluluk yaşadık tabi. Bir Thor vardı mesela, bizim evde uzun süre kalan ilk erkek köpek oldu. Ablam da ben de.. ay nasıl desem.. çok iyi arkadaş olduk yani.. Çapkındı biraz Thor..

1

Bizi arabayla gezmeye bile götürüyordu (da annem olaya el koydu maalesef!).

4

Size anlatmak istediğim çok şey var! Menajerim yeni yazılarımı paylaşacağım bir facebook sayfam olmasını önerdi, ben de açtım. Komik fotoğraf ve vidyolarımı paylaşabileceğim bir platform (bu kelimeyi yeni öğrendim) daha! Öncelikle oraya bekliyorum.. Haftada 3-4 burdayım ben, görüşürüüüz!

Star Dogs'da misafir edildim..

Sevgili insanlar,

 

 

 

 

 

Önümüzdeki günlerde pozitif eğitim konusunda ve bugün yaşadıklarım hakkında daha fazla hevleyeceğim ama bu akşam taze taze sizinle bir vidyo paylaşmak istedim. Bugün pozitif eğitim merkezi Star Dogs'da misafir köpek olarak eğitimci eğitimi gören abi ve ablalarımlaydım.

Annemi ve beni davet eden Mehveş İpek'e, Star Dogs'un kurucusu  Yiannis Arahovitis'e, bugün bana yeni şeyler öğreten ve beni mıncıklayan bütün pozitif eğitimci abla abilerime ve sevimli minik köpiş Bulut'a teşekkür eder, sizinle vidyolarımdan bir tanesini hiç zaman kaybetmeden paylaşmaktan mutluluk duyarım.  

Bu güzel havalarda köpişlerinizde upuzun yürüyüşler yapmayı sakın ihmal etmeyin!

Suzie